Safranbolu’da yaşamış bilinen ilk topluluk “Gas”lardır. İlk yaşam izleri yaklaşık 3000 yıl öncesine dayanmaktadır. Vakti zamanında kentte sırasıyla Bizanslılar, Selçuklular ve malum olduğu üzere Osmanlı’lar hüküm sürmüşlerdir.Safranbolu’nun Bizans döneminde bilinen ismi Dadibra’dır. Arap akınlarına karşı bir koruma kalesi görevi yaptığı düşünülmektedir. Şehrin etrafındaki tümülüsüler de kral mezarları olduğu düşünüldüğünden defineciler tarafından çok sevilen bir yer olmuştur Safranbolu. Zaten bu konudaki efsaneler hiç bitmez. Yunanistan’dan gelen misafiler bu ev bizim dedemizinmiş diye eve misafir olurlar, sonra ev sahibinden gizlice evin bir yerinde saklanmış olan altınları alırlar vs, bu tür hikayeler anlatılır Safranbolu’da. Safranbolu’yu Selçuklular 1196 ta yani Malazgirt’ten yaklaşık 150 yıl sonra ele geçirmişler. Adı da Zalifre olmuş. Akabinde buraya yerleşen Taraklı aşiretinden dolayı Taraklıborlu olmuş adı. „Bor“ya da „Borg“ kelimeleri bildiğiniz gibi kale anlamındadır, „burç kelimesi de aynı köktenmiş. Hatta ilginçdir ki Latin dillerindeki „burg „ da bu anlamdadır. Hamburg, Edinburg gibi.... Etimoloji ilginç hakikaten...Bu konuda meraklısına Seven Nişanyan’ın Elif’in Öküzü isimli kitabı önerilebilir. Herneyse Osmanlı döneminde şehrin adı herhalde Safran bitkisinden hareketle Zağfiranbolu olmuş oradan da Safranbolu ya dönüşmüştür. Safranbolu günümüzde 3 parçalı bir şehir gibidir. Eski şehir(çarşı), yeni Safranbolu ve Eski Yazlık (eski açık gibi yani) Safranbolu. Eski Safranbolu’da ağırlıklı olarak Osmanlı havası alınır. Ama mutlaka Selçuklu ve Bizans kültürleri de etkilemiştir bu havayı.
Sadece yaşayan evleri değil yaşayan kültürü de çekicidir Safranbolunun. Eskiden zengin bir şehir olduğunu bunun da kültürü beslediğini tahmin etmek zor olmaz. Mesela Safranbolunun Kurtuluş Savaşı yıllarında ordunun en büyük çarık tedarikçisi olduğu pek bilinmez. Sırf bu sektör için ayrılmış bir bölge vardır Safranbolu da: Tabakhane. Tabakhanede tabaklanan deriler mahir ustaların ellerinde sağlam ayakkabılara dönüşürmüş eskiden. Şimdi bu sektörden geriye sadece isimler hatıralar ve birkaç kırık dökük eşya kalmış durumda..
